Adaletsiz düzene hukuk kılıfı

Eski AYM raportörü ve soL yazarı Ali Rıza Aydın bu hafta Meclis'e gelecek yeni yargı paketiyle ilgili soL'a yaptığı değerlendirmede paketin 'iyi veya kötü' yönlerini tartışmanın bir tuzak olduğuna dikkat çekerek, doğru olanın toptan bu düzenlemeye karşı çıkmak olduğunu belirtti

Adaletsiz düzene hukuk kılıfı

Eski AYM raportörü ve soL yazarı Ali Rıza Aydın bu hafta Meclis'e gelecek yeni yargı paketiyle ilgili soL'a yaptığı değerlendirmede paketin 'iyi veya kötü' yönlerini tartışmanın bir tuzak olduğuna dikkat çekerek, doğru olanın toptan bu düzenlemeye karşı çıkmak olduğunu belirtti

23 Haziran 2020 Salı 12:13
Adaletsiz düzene hukuk kılıfı

Bu hafta Meclis'te yeni yargı paketinin görüşülmesine başlanacak. Paketin mahkemelerde son yıllarda yaşanan kuralsızlığı kurumsallaştıran hükümler içereceği, hâkimlerin yerleşik usule bağlı kalmadan yargılama yapabilmesini daha da kolaylaştırıcı kurallar getireceği haberleri basına yansıdı.

Eski AYM raportörü ve soL yazarı Ali Rıza Aydın soL'a yazdığı değerlendirme yazısında paketin "iyi veya kötü" yönlerini tartışmanın bir tuzak olduğuna dikkat çekerek, doğru olanın toptan bu düzenlemeye karşı çıkmak olduğunu belirtti. İşte Aydın'ın değerlendirmesi:

***

Seri yargı paketleri: Adaletsiz düzene hukuk kılıfı

Yargı çürümeye bırakıldıkça, yargı paketleri seri olarak üretilmeye devam ediyor. Yargı paketleri yasalaştırıldıkça yargı çürümeye devam ediyor. Bu kısır döngüde “deprem koruma odası” gibi yargı alanları var ve onlar sermayenin adaletine hazır, ona göre biçimlendirilmiş. Ya da duruma göre biçimlendiriliyor.

İşte yeni yargı paketi de bu biçimlendirmelerden biri…      

Emekçi halkın adaleti ise depremde yıkılan, zarar gören, yaralanan, yaşamını kaybeden gibi ilgisizliğe mahkum. Ve reform adı da takılan yargı paketleri halka adalet adına, bırakalım adaleti adil yargılanma hakkı adına getirmiyor, götürüyor.

Bu tür paketler yasalaşırken hep sorulur, “hangi maddede ne var” diye… Uygulamanın içinde olan hukukçular haklıdır bu soruyu sormakta. Onlar usulle çalışırlar çünkü, yargı usulle çalışır.

Yeni paket için yanıt açık ve net: Adaletsiz olarak yaşanan, yaşatılan, yaşatılacak olan ne varsa hukuk kılıfına sokuluyor. Sakın ha “hızlandırma”, “yargılamada ekonomiklik” gibi vitrinlere kanılmasın; teknoloji çağında görüntülü duruşmalara kanılmasın.

Seri yargı cinayetlerinin birinin daha kapısı aralanıyor. Kapısına kilit vurulmayan bir yargı var ve bu yargı adalet aranan, adalet dağıtan yargı değil. Kafka’nın Gregor Samsa’sı gibi dönüştürülmüş yargı. Böylece seri cinayetlerin kurbanı olan yargı, rahatlıkla düzeni koruyabilecek ve sömürülenler üzerinde seri cinayetler işlemeye devam edecek.

Adaletin ve yargının tartışılacağı yer biçimsel ve göz boyayan yasa değişiklikleri değil, hele 18 yılına yaklaşan hayatında adaletsizliği ve yargısızlık iklimini ilmek ilmek yayan siyasi iktidarın hukuku hiç değil.

AKP bunu hep yaptı, yapmaya devam ediyor. Sözde yasa tasarıları hazırlayıp kamuoyunun önüne atıyor ve “haydi tartışın” diyor. Bu tartışmaya “madde öyle mi olsun böyle mi olsun” kısırlığında katılanlar tuzağa da düşmüş oluyor.

AKP’nin alışkanlık yaratan yargı paketleri içinden hep boş paket çıkan büyütülmüş kutulara benziyor.

Anayasa yolunmuş kuşa çevrildi; yasamanın ve yargının yalnızca adı var; 2011 KHK’leri hala yürürlükte; OHAL KHK’leri yasalaşarak uygulanmaya devam ediyor; Daha geçen hafta güvenlik güçlerinin içine geniş yetkili bekçiler eklendi pandemi döneminde dahi otoriter yönetim hakim…

Birçok siyasi dava boşa düşerken düşünceleri, adalet arayışları ve mücadeleleri nedeniyle birçok aydın, sanatçı, gazeteci, yazar, hukukçu, siyaset insanı tutuklu ya da hükümlü.

Kapitalist düzenin siyasi iktidarından, yargı üzerine yaptığı Anayasa ve yasa değişikliklerinden söz ediyoruz, dönüştürülmüş yargıdan söz ediyoruz. Savunmanın ayaklar altına alınmasından söz ediyoruz, adaletsiz düzenin yargı yoluyla daha fazla adaletsizlik yaratmasından söz ediyoruz. Tüm bunların sermaye iktidarı ve siyasal iktidarın birlikteliğinden ortaya çıktığından söz ediyoruz.

Hep söylüyoruz: AKP’nin, piyasacı ve gericilerin önerdikleri üzerinden iyi/kötü, olumlu/olumsuz maddeler çıkarmakla, o maddeler üzerinden tartışmalar yapmakla düzeni meşru kılmak gibi bir misyon üstleniliyor ki iktidarın istediği tam da bu.

Sınıfsal mücadelede sömürücü sınıfın mum ışıklarıyla avunulamaz. Sermayenin adaleti insanlığın adaleti olamaz. Kendisi reformlarla düzeltilemeyecek bir düzenin yargısı da paketlerle düzeltilemez.   

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.