AK Parti'de veda- devir günü

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 1'inci Olağanüstü Kongresi, Ankara Arena'da başladı. Başbakan Erdoğan, salona girişi öncesi dışarıda bekleyen partililere seslendi.

AK Parti'de veda- devir günü

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 1'inci Olağanüstü Kongresi, Ankara Arena'da başladı. Başbakan Erdoğan, salona girişi öncesi dışarıda bekleyen partililere seslendi.

27 Ağustos 2014 Çarşamba 13:39
AK Parti'de veda- devir günü
 
Kongrede, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tek aday olarak giriyor. MYK seçiminin yapılmayacağı kongre, Başbakan Erdoğan'ın da son kongresi olma özelliği taşıyor. 

Ahmet Davutoğlu, kongre salonunu eşi ve partinin genel başkan yardımcılarıyla birlikte gelerek, salonu selamladı. Eşiyle birlikte sahneye çıkarak partilileri selamlayan Davutoğlu, ardından kendisi için ayrılan yere geçti. Davutoğlu, burada tebrikleri kabul etmeye başladı.

ERDOĞAN: KATILIMIN TÜMÜNÜN İTTİFAKIYLA DAVUTOĞLU KARDEŞİM ÇIKACAKTIR

Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 1'inci Olağanüstü Kongresi'nin yapıldığı Ankara Arena'ya geldi. Burada salon dışında bekleyen kalabalığa seslenen Erdoğan, Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti Genel Başkanlığı için ortak aday olduğunu dile getirerek; "İnanıyorum ki bugünkü kongrede katılımın tümünün ittifakıyla Davutoğlu kardeşim çıkacaktır" dedi.

"MİSYON DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL, SADECE İSİM DEĞİŞİKLİĞİ"

Recep Tayyip Erdoğan, bir misyon değişikliği olmadığını kaydererek şunları söyledi; "Bizim bu konuşmamız bir misyon değişikliği değildir. Sadece bir isim değişikliğidir. Ve asla bir veda değildir. Bilesiniz ki bu da bir Fatiha'dır, bir başlangıçtır. Bunu böyle bilmenizi istiyorum. 81 vilayetten buraya gelen, bir şeyi ortaya koyuyorsunuz; biriz, iriyiz, diriyiz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye'yiz. Misyonumuzdan hiçbir zaman feragat etmedik, taviz vermedik. 77 milyonu sevdik, kucakladık. Edirne'den Hakkari'ye, Sinop'tan Hatay'a hep birlikte ihya oldu, olmaya devam edecek. Hep tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik, yine böyle yüreyeceğiz."

"CUMA GÜNÜ DE YENİ KABİNE GERÇEKLEŞMİŞ OLACAKTIR"

Erdoğan, salona geçerek kongreye başlanacağını dile getirerek; "İnşallah içimizden biri, kardeşimiz genel başkanlığa aday gösterdik. Ortak adayımız Ahmet Davutoğlu bey oldu. Ve inanıyorum ki bugünkü kongrede katılımın tümünün ittifakıyla Davutoğlu kardeşim çıkacaktır. Yarın Cumhurbaşkanlığıyla ilgili yemin törenini yaptıktan sonra, kendilerine inşallah kabineyi kurma görevini vereceğiz. Cuma günü de yeni kabine gerçekleşmiş olacaktır. Sizlerden ayrılmıyorum bunu bilmenizi istiyorum. Bugüne kadar genel başkan, başbakan olarak aranızdaydım, inşallah bundan sonra cumhurun başkanı olarak aranızda olacağım" diye konuştu.
Erdoğan, konuşmasının ardından otobüsün üzerine kalabalığı selamlayarak, kongrenin yapılacağı salona geçti.

ERDOĞAN: GENEL BAŞKANLIK VAZİFESİNİ ARTIK SİZLERE TESLİM EDİYORUM

Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı olarak son kez katıldığı kongrede, partililere seslendi. Erdoğan, 10 Ağustos seçimlerinde çalışan herkese teşekkür ederek, seçim sürecinin hiçbir kaosa mahal vermeden başarıyla tamamlandığını söyledi. Erdoğan, salondaki kalabalığa seslenerek; "Bu olağanüstü kongreyle 13 yıldır gururla taşıdığım AK Parti'nin genel başkanlık vazifesini artık sizlere teslim ediyorum. 2001’de başlayan genel başkanlık vazifem 13 yıl 13 gün sonra bugün nihayete eriyor. Yarın saat 14:00’te TBMM’de mazbatamızı teslim alacak, 11 buçuk yıl boyunca üstlendiğimiz Başbakanlık vazifesini de teslim ederek, yemin ederek 12'nci cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş olacağız" diye konuştu.

"AK PARTİ ASIRLAR ÖNCESİNDEN BAŞLAMIŞ KUTLU BİR YÜRÜYÜŞÜN PARTİSİDİR"

Erdoğan, 1 Temmuz’da adaylığını açıklandığı toplantıda bunun bir nihayet olmadığını söylediğini hatırlatarak şöyle devam etti; "Bunun bir son olmadığını, başlangıç olduğunu ifade etmiştim. Bugün değişen unutmayın sadece şekildir. Bugün öz değişmiyor. Bugün partimizin yüklendiği misyon, davamızın ruhu hedef ve ideallerimiz değişmiyor. Bugün sadece ve sadece isimler değişiyor. AK Parti 13 yıllık bir parti olsa da aslında asırlar öncesinden başlamış kutlu bir yürüyüşün, davanın mirasını omuzlarında taşıyan bir partidir. 1071'de Malazgir ovasında, sultan Alparslan’ın arkasında namaza duran, neferlerin hissiyatı neyse bizim de hissiyatımız işte odur. Biz asırlardır yürüyoruz. Biz kökü mazide olan atiyiz. Biz kökü, ruhu olmayan bir parti, böyle bir hareket asla değiliz. Bu harekette Gazi Mustafa Kemal in ufku vizyonu vardır. Menderes’in millet uğruna verilmiş canı vardır. Bu harekette şüpheniz olmasın Necmettin Erbakan’ın da alın teri vardır. Eski başbakanlarımızdan, cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal’ın da emeği vardır. Bu hareket Ahmet Yesevi’den Mevlana’ya Hacı Bektaş Veli’den Fuzuli’ye, Nazım Hikmet’ten Necip Fazıl’a Mehmet Akif’ten Sezai Karakoç’a kadar o bereketli pınarlardan beslenmiş bir harekettir. Biz bu yola 13 yıl önce çıkmadık, 100 yıl önce çıkmadık. İşte onun için isimlerin hiç ama hiç önemi yoktur. Hazreti Adem’den bugüne kadar nice insanlar dünyaya geldiler. Kondular ve göçtüler. Mezarlıklarda ismi unutulmuş, bedeni çürümüş, topraktan geldiği gibi toprağa karışmış nice insanlar var. milyarlarca insan kayboldu ve gitti. Hazreti Adem ile başlayan iyinin ve kötünün mücadelesi devam etti. Hak ile batıl mücadelesi. İsimleri fanidir. Baki olan davadır. Dün bu büyük davanın sancaktarlığını başkaları yapıyor, mücadelesini başkaları veriyordu. Bugün bu sancağı biz gururla taşıyoruz. Yarın da bu dava sancağı düşmeyecek. İstiklalde de bu dava sahipsiz kalmayacak. Bugünün çocukları gençleri bizlerden devralacak ve onurla o sancağı taşıyacaklar."

"OKYANUS ÖTESİNDEN GELEN TELEFONLA İSTİFA EDENLERİ KİMSE HATIRLAMIYOR"

Erdoğan, özellikle ifade etmek istediği bir husus olduğunu söyleyerek; "Bu kutlu hareket, mensuplarıyla şereflenmez. Bunun altını çiziyorum çok önemli. Mensuplarıyla şereflenmez. Tam tersine mensuplarına şeref verir. Gençler şunu unutmayın. Ben yoksam dava da yok diyenler, daha en baştan kaybetmiş olanlardır. Ben olmazsam dava ilerleyemez diyen, davanın ruhunu özünü anlayamamıştır. Bu dava ancak benim ismimle ayakta kalabilir, ancak benim ismimle şereflenebilir diyen kibir tuzağına düşmüştür. İstişareyi, danışmayı, ortak aklı dışlayan, bu kutlu davaya haksızlık etmiştir. Zira bu dava hiçbir zaman koltuk davası olmamıştır. Unutmayın size yüceler yücesinden bir talimatı hatırlatıyorum ; "Emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun" iki, "tüm işlerinizde istişare ediniz." Bu dava hiçbir zaman tarihin hiçbir döneminde, makam davası, rütbe paye davası olmamıştır. Bu dava şahsi hırsları kibri fitneyi ve nifakı kıskançlığı çelme takmayı başkasının kuyusunu kazmayı her zaman dışlamış bir davadır. Tarih davasına ihanet edenlerin nasıl onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle doludur. Bizim dahi yakın tarihimiz davasına ihanet eden, kendisini seçen millete ihanet edip zillete düşen isimlere şahit olmuştur. İşte onları hiç kimse hatırlamıyor ve hatırlayamayacak. Onların iftiralarını kimse hatırlamıyor, hatırlamayacak. Okyanus ötesinden gelen telefonla istifa edenler, darbecilerin getirdikleri haberlere inanları bugün kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacak bunu böyle biliniz. Safını cesaretten yana belirleyenler bugün şerefleriyle, izzetleriyle buradalar. Başkalarının oyuncağı olanlar ise çoktan unutuldular. Unutulmayan namzet adaylar da yok değil ha. Var. onlar da vakti saati geldiğinde o çöplüğün içerisinde yerlerini alacaklardır. Bu büyük dava nice isimler gördü. O isimlerin hepsi geldi geçti, ama dava burada. İsimler değişecek, hepimiz faniyiz" diye kaydetti.
Son Güncelleme: 27.08.2014 13:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.